Bugun...


Tevfik ÇETİN

facebook-paylas
24 Haziran ve Değişimin Sancısı
Tarih: 26-06-2018 17:48:00 Güncelleme: 26-06-2018 17:48:00


Üzerimize 12 Eylül’de bulaşmış olan, karanlığı temizlemenin telaşı içinde geçti gitti Haziran.

Yenildik mi? Belki. Ayakta mıyız? Evet. Peki ya umut? Umut insanda…

Yine bir seçim daha bizlere öğretti ki; seçim, seçim günü kazanılmaz. Seçim seçimden önce kazanılır.

Bu bağlamda yönelecek olan eleştirilerin tamamını maalesef CHP örgütlerine yıkmak zorundayız.

Birçok il ve ilçe örgütlerinde mahalle temsilcilikleri oluşturulmamış, sandık başlarında nöbet tutacak olan gözlemcilere ya son hafta içinde ya da son gün ulaşılmış. Böyle bir örgütlenme olabilir mi? Hangi örgüt temsilcisi seçmen listelerine bakmış, hangi komşusu oy kullanacak, hangi komşusu engelli ve evine sandık gidecek? Hala daha birçok örgütün mahalle temsilcisi yok. Niye başarı bekliyoruz? Parti içi mücadelede harcanan enerjiyle seçimde harcanan enerji aynı mı? Yerelde parti kapısından içeri girmemiş, partiyi sahiplenemeyen insanları delege yapıyoruz genelde de sağdan devşirmeleri vekil adayı… 

Bildikleri tek şey seçim günü sandık başında “kalabalık” olmak.

Galiba kalabalık olmanın İzmir mitinginde ne olduğunu anlamışlardır. Mitinge katılan kişi sayısı kadar oy alamadı sayın İnce.

Güya kalemiz İzmir! Yersen. Kale dediğin: Konya gibi olmalı, Kayseri, Giresun, Ordu, Rize, Çankırı gibi olmalı…

Bahçeli’nin erken seçim kararı sonrası “Hodri Meydan! Biz Hazırız” diyenler yine çuvalladılar. Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü olan Bülent Tezcan’ın seçim akşamı yaptığı açıklamalardan sonra toplum önüne çıkmaya acaba yüzü var mı? Yok efendim seçim ikinci tura kalıyormuş, yok efendim Erdoğan’ın oyu %46, İnce’nin oyu %40 mış.

Simge’nin şarkı sözleri geldi aklıma: “Miş miş miş te muş muş muş”

Bu kepazeliğin izahatı yok!

İnsanlar bir oyu kurtarmak için dayak yiyecek hatta öldürülecek, siz bunun üzerine 1.5 saat arayla önce ikinci tura kaldığını sonra da kaybettiğinizi söyleyeceksiniz, YSK’ya alternatif sistem kurduğunuzu söyleyip halkı kandıracaksınız. Hadi ordan be! İşgal ettiğin koltukta aday belirleme sürecinde gösterdiğin ısrarını, kararlılığını neden seçim sonuçları için göremedik acaba?

Partinin oyunu düşüren, sizin belirlediğiniz aday listeleridir Sayın Genel Merkez Yöneticileri. Bu benim arkadaşım, bu benim dostum, bu benim destekçim…

DİSK Genel Başkanı’nı aday yapıyorsunuz, çok güzel. Ama bu adayı işçilerin yoğun olduğu Marmara Bölgesi’nde ki bir ilden niye aday göstermiyorsunuz? Bütün rakip partileriniz Ödemişli adaylara listenin ortalarında yer verirken siz niye sonlarında yer veriyorsunuz. Ödemişli adayımızı 7. Sıraya koysaydınız da 8. Milletvekilliğini kazansaydınız olmaz mıydı?

Öngörüsüzlük, sağcılaşma ve halkçı olamamanın etkisidir bu oy düşüklüğü.

Bazı AKP’li yurttaşların, sosyal medya üzerinden CHP seçmenine; “PKK’yı meclise taşıdınız Mustafa Kemal’in askerleri” demelerini ise siyaseten bilgi eksikliğine bağlıyorum. Eğer Tunceli’de Muharrem İnce rekor oyla birinci oluyorsa; Demirtaş’ın HDP’nin gerisine düşmesi normal değil midir? CHP’nin oy kaybıyla neden Akşener-İyi Parti eşleşmesi yapılmıyor? Hem Demirtaş hem de Akşener partilerinden daha az oy aldı. CHP’nin kaybettiği oyun, emanet olmadığını ve İYİ Parti’ye kaptırılan gerçek oyları olduğu gerçeğini, hem CHP örgütleri hem de AKtrollerin görmesi gerek.

Her fırsatta SHP döneminin çalışkanlığını ve demokratlığını öven CHP üyeleri, şu an oluşan tabloda umutsuz olmamalıdır. Türkiye solunun şu anda %40 bariyerine dayandığı bir dönemde yüzümüzün sağa değil, sola dönmesinin şart olduğunu anlamalıyız. Hacıların, hocaların, işçi düşmanı patronların değil; tarlada çalışan çiftçinin, sanayide çalışan işçinin, okulda görev yapan öğretmenin, hastanedeki hemşirenin, marketteki kasiyerin oyuna ve yoldaşlığına ihtiyacımız var.

Şu anda yaşanan ve gelecek yakın dönemde de sürmesi beklenen ekonomik krizin yaratacağı emek-sermaye çelişkisinin genel anlamda sola katkısı büyük olacaktır. Ama biz buna hazırlıklı olursak tabi.

CHP solcu olduğunu deklare etmekten, emekten, eşitlikten, sosyal demokrasiden bahsetmekten korkmamalıdır. Yerelde delege ağalığı, genelde de patron ağalığından kurtulmalıdır. Cesaret, solun karakterinde vardır. Dünyada ölüme giderek gidenler hep solculardır.

Boşuna demiyoruz gülmek devrimci bir eylemdir.

Örgütlenmek zorundaydık ve yine örgütlenmek zorundayız. Kalabalığız, akıllıyız, uyanığız. Yalnızca daha fazlası lazım bize. Biliyoruz, eminiz, silkeleyip atacağız bu karanlık günleri, bambaşka aydınlık bir ülke yaratacağız yeniden.

“Göğsümüzün altında çarptıkça yüreğimiz;

   Savunacağız biz.

   Güneşi, havayı, suyu, insanı

   Savunacağız biz,

   Kalbin öğrettiği en güzel şeyi;

   Vatanı!”



Bu yazı 1040 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GÜNLÜK BURÇ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
YUKARI