X 20
Bugun...



İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Barosu’nun ortaklaşa organize ettiği


facebook-paylas
Güncelleme: 15-03-2018 09:29:22 Tarih: 23-02-2018 20:19

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Barosu’nun ortaklaşa organize ettiği

Ülkemizde bitmek bilmeyen ve her gün yenisi eklenen çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet olayları artıyor… Bununla ilgili olarak Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Barosu’nun İzmir’in her ilçesinde yapacakları panel bugün ilçemizde gerçekleşti.

İlçemizde gerçekleşen etkinlikte katılımcı sayısının az olduğu gözden kaçmadı. Sivil Toplum Kuruluşları, Sendikalar, Siyasi Parti temsilcilikleri ile işbirliği yapılmaması, yapılanlarında katılım göstermemesi bu girişimin yine başkaları tarafından her zaman olduğu gibi toplumsal sorun olarak değil de, siyasi bir etkinlik olarak gördüklerini düşündürdü. Keza katılımcıların çoğunun erkek olması da yine her zaman olduğu gibi ve ne yazık ki kadın haklarının kadınlar tarafından değil de kendilerine bu durumu yaşatan erkekler tarafından savunulmasının beklendiğini gösterdi.

İzmir Büyükşehir ve İzmir Barosu’nun ortaklaşa organize ettiği "Çocuk İstismarına ve Kadına Yönelik Şiddete Sessiz Kalma" adlı panel düzenlendi. Açılış konuşmasını sosyal projeler daire başkanlığı kadın çalışmaları proje sorumlusu Hülya Hamşioğlu’nun yaptığı panelin, İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi Avukatlarından gelen konuşmacılar sırasıyla Av. Melek Özöner, İzmir barosu genel sekreteri ve çocuk hakları merkezi sorumlusu Av. İlke Erol çocuk istismarı üzerine yine İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden gelen Av. Banu Kızılılgın ve Av. Seda Şençavuş ise “6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği”nde yer alan önleyici tedbirler ile ilgili katılımcıları bilgilendiren konuşmalar yaptılar…

Mahalle muhtarlarının da eşleriyle birlikte katılması söylendiği panelde, istismarın ortaya çıkarılmasında muhtarların, sağlıkçıların, okullardaki rehber öğretmenlerinin görev ve yetkilerinin önemli bir yer aldıklarını söylediler….

Bu gibi yaşanan olaylarda ihbarın önemine değinildi. “Çünkü aileler çocuklarının yaşadığı bu durumu komşu, akraba vb. diğer insanlar tarafından duyulmasını istemedikleri için, konunun üzerini kapatmaya çalıştıklarını ve bu yüzden de ortaya çıkarılamayan daha fazla olayların olduğunu tahmin ediyoruz” dediler. Üzüntü içinde olduklarını söyleyerek: “Türkiye’de cinsel istismar suçunda İzmir’in 1.sırada olduğunu ve bunun sebebinin ise İzmirlilerin eğitim düzeyinin yüksek olmasından kaynaklı olarak, olayların yargıya daha fazla taşındığından bu tablonun oluştuğunu düşünüyoruz. Ne yazık ki çoğu ilimizde bu olayların çok daha fazla yaşandığını tahmin ediyoruz fakat yargıya taşıma durumunda eksik kaldıklarını da biliyoruz. Nereye gitsek Kiraz Olgunlar köyünde yaşanan olay bize soruluyor. Bu durum da İzmir’de yaşayan yurttaşların cinsel istismar konusunda duyarlı olduğunu gösteriyor.” Dediler.

“Çocuğa yönelik istismarın:

Eğitimle birlikte yok edilebileceği ve

Her köye biran önce okul yapılması,

Taşımalı eğitimin sonlandırılması,

Okullarda cinsel içerikli bilgilendirici derslerin verilmesi,

Ailelerin çocuklarına daha fazla kendilerini korumaları için eğitim vermeleri,

Çocuklarını yaşları kaç olursa olsun bir birey olarak görmelerini ve bunlara onu hissettirerek kendi rızası olmadan herhangi birine vücudunun herhangi bir yerine dokunulmaması ve hatta çocuk istemediği sürece hiç kimseye kendini öptürmemesi gerektiğini öğretmeli” çözüm önerileri katılımcılar tarafından da desteklendi…

Konuşmanın devamında; TCK’nin çocuk istismarını düzenleyen maddelerinin ağır bir yaptırımı olmasına rağmen sanığın iyi hali gözü önünde bulundurularak alacağı cezada indirime gedilmesi caydırıcı özelliğini kaybettirmektedir. Suçu ispatlanana kadar herkesin masum olduğu gerçeğini bilmekle birlikte bu tarz davalarda olayların görgü tanığını olmaması sadece mağdur anlatımlarından yola çıkarak ceza verilmesi bu indirimlere gidilmesini zorunlu kılmaktadır. Fakat olması gereken mağdurun ki bu çocuksa işaret ettiği her kim ise cezası kesinleşene kadarda suçludur ve öyle görülmelidir. Çünkü hiçbir çocuk böyle bir konuda yalan söylemez dediler…

Konuşmacılar, bu tarz durumlarda korkmadan, duyulur diye çekinmeden İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezindeki bu olaylar için ayrı bir birimin kurulduğunu ve oraya şikâyete gidildiğinde mağdurun kimliğinin gizli kalması için odada sadece ses kaydı ile ifade alındığını belittiler… Mağdurun olaylar karşısında merkeze gidememesi durumda İhbar Hattı 400 00 14’ü hafta içi saat 09:00 – 18:00’a kadar diğer saatler dilimi ve hafta sonu için ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 183 numarasından aramaları gerektiği ve ihbar eden kişinin gizlilik kuralları gereğince savcılığa dahi isminin verilemediği, bu olayların peşini bırakmayacaklarını ve halkın desteğini görmek istediklerini söyleyerek konuşmalarını bitirdiler…




Kaynak: Haber Merkezi

Bu haber 12794 defa okunmuştur.


Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÖDEMİŞ Haberleri

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GÜNLÜK BURÇ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
YUKARI YUKARI